Geçen hafta 30a30 kıyafetlerimden sadece dört gün kombin yapabildim. Her ne kadar her gün bir post yapmak istesemde, bebişle ancak böyle oldu bu hafta. Bu arada insan giyindikten sonra ne kadar aynaya baksada fotoğraflarda daha iyi anlayabiliyor bazı şeyleri. Bunları gördüğümde not edeceğim. Hem kendime ders olsun hem de belki size :)
İşte bu maceranın ilk günlerinin detayları:

Kombin 1:
Bugün kızımla indirimlerden faydalanmak için Palladium'a gittik. Bu yüzden seçimim hem çok amaçlı, hem de süppper rahat Afrodit bermuda tulumumdan yana oldu. Seçtiğim diğer parçaların çoğunluğuyla kombinlenebilecek bir parça. İleriki günlerde tekrar tekrar göreceğinizi düşünüyorum. Ben bu sefer biraz şıklaştırmak istedim. Genel olarak çok rahattı. Tek yapacağım kritik, kemer çok kalın olmuş. Göğüs kısmını bir hayli sıkıştırdı ve devamlı yeleği aşağı doğru çekmek zorunda kaldım.

Kombin 2:
Bugün evden çok uzaklaşmadığım bir gündü. Market alışverişi, Defne'yi hava aldırmaca, vs. Bu yüzden color blocklayarak, renkleri vals ettirdim :) Hem yaşımdan dolayı hem de cesaret isteyen bir trend olduğunu düşündüğüm için biraz daha az sosyal olacağım bir gün kullandım bu kombini. Renkler çok göze çarptığı için, aksesuarları ve ayakkabıları sade tonlarda seçtim. Bir nevi "göz makyajı ağırsa, dudak hafif olmalı" gibi bir kural bu bence. Aksesuarların önemini bir kez daha iyi anladım. Kıyafeti yapadabilir, bozadabilir.

Kombin 3:
Bugün evde işler çoktu. Arada Defne için değişiklik olsun diye yine alışveriş merkezindeydik. Bu yaz sezonu nedense parlak renklere ne kadar düşkünsem, çizgilere ve puantiyelere de düşkünlüğüm o kadar. Hatta bu iki trendin birbirini tamamladığını bile düşünüyorum. Bu yüzden bugünkü seçimim çizgili elbiseyle, kendi başınayken "bana bakın, ben burdayııııııım" diye bağıran bir gömlek. Ama ikisi bir araya gelince, "hey, naber? ben fuşya gömlek" diye fısıldıyor. Altında da rahat gladyatör sandaletler. Bu boyda bir elbiseyle topuklu benim için biraz zor :) Haddini bilmekte bir tarzdır, değil mi? :)

Kombin 4:
Sanırım çok az pantalon olduğu için parçalar arasında, bu Mango kırmızı pantalonu da çok göreceksiniz. Mango'da bu pantalonu indirimde gördüğümde, şeçimim ya beyaz ya da bu kırmızıdan yana olmalıydı. Kırmızıyı görünce kafamda çok daha fazla kombin şimşekleri çakmıştı. Ki genelde ben hayatta alışveriş yaparken, beğendiğim birşeyi alırken "acaba bunu neyle giyebilirim" diye sormam. Direkt alırım (ve genelde pişman olurum). Bu 30a30 fikri, bu kötü alışkanlığımı yontmama yardımcı oluyor. Her gün 30 parçalık dolabımın içinde alışverişe çıkıyorum ve kendimi "bunu nasıl giyebilirim" diye sorarken buluyorum. Bundan böyle hatalı alışverişe son. Son olarakta ufak bir detay...Son zamanlarda kullandığım en favori saatim...:)

1 yorum:
grandioso imedire mi rexpedo te anspimido pateglora trarev. ideco te ligunoibo adurbilo nos arios o ventato sseira tespos bien.
Yorum Gönder